Çin Elektrik Endüstrisi Federasyonu’nun kısa süre önce yayımladığı raporda, bu yıl ülke genelinde toplam elektrik kullanım hacminin 10,4 trilyon kilovatsaate ulaşacağı tahminine yer verildi. Bu, 2024 yılında Çin'in elektrik üretiminin 10 trilyon kilovatsaati aşmasından sonra, dünya enerji alanında ikinci bir "10 trilyon"luk kilometretaşı oldu.
Elektrik, bir ülkenin "can damarı" olarak nitelendirilirken, elektrik kullanım miktarı da ülkenin ekonomik faaliyetlerinin "barometresi" olarak görülmektedir. Yeterli, istikrarlı ve ucuz fiyatlı elektrik sağlamak bir ülkenin halkının temel ihtiyaçlarını karşılamakla kalmayıp, aynı zamanda ekonomik büyümenin temel taşı işlevini görmektedir.
Çin, günümüzde dünyanın en büyük elektrik üreticisi ve en büyük elektrik sistemi ve şarj altyapısına sahip olan ülkesi konumuna geldi. Çin’in hidroelektrik, rüzgar, güneş, biyokütle enerjisi ile nükleer enerji kapasitesi de dünyada ilk sıralarda yer alıyor. Bu yılın Temmuz ve Ağustos aylarında ülke genelindeki elektrik kullanım hacmi 1 trilyon kilovatsaati aştı. Bu rakam, Japonya'nın yıllık elektrik tüketimine, Almanya ve Fransa'nın da yıllık elektrik tüketim toplamına denk gelmektedir.
Tarihe bakıldığında, Çin’deki elektrik endüstrisi savaşlar, yabancı işgali ve yabancı sermayenin kontrolü altındaki yıkıntıda başlamıştı. Çin Halk Cumhuriyeti’nin yeni kurulduğu dönemde, ülke nüfusunun yüzde 80’inden fazlası elektrikten mahrumdu. Ancak Çin hükümetinin "her şeyden önce elektrik " stratejisi ve "kendi gücüne dayanarak kalkınma, zorluklara boyun eğmeme, canla başla halka hizmet etme" ruhu doğrultusunda, Çin’in elektrik endüstrisi aşamalı olarak kalkınmaya başladı. Örneğin, Çin’in ilk 6 bin kilovat termik santral ünitesi, Anhui eyaletinde hizmete girdi. 330 kV ultra yüksek voltajlı elektrik iletim projesi, Çin’in kuzeybatısında başarıyla kuruldu. Özellikle bu konuda on binden fazla profesyonel personel yetiştirildi. 1978 yılına gelindiğinde Çin’de bağımsız ve kapsamlı bir elektrik endüstrisi sistemi kurulmuş durumdaydı.
21.yüzyıla girilmesiyle birlikte, küresel ısınma ve aşırı hava olayları uluslararası toplumda endişelere yol açarken, çevre konuları dünya gündemine sıkça taşındı. Batılı gelişmiş ülkelerin Çin gibi gelişmekte olan ülkelere yönelik baskıları yoğunlaşıyor. Aynı zamanda Çin ekonomisi ve toplumunun hızla gelişmesine paralel olarak elektrik tedariğine olan talep giderek artıyor. Bir yandan istikrarlı elektrik tedarik edilirken, diğer yandan da yeşil dönüşüm nasıl hızlandırılacak? Bu, Çin'in mutlaka çözmesi gereken bir sorun haline geldi.
Çin, zorluklara karşı “büyük iş yapmak için, devletin bütün güçlerini birleştirme” yönünde kendi siyasi sisteminin avantajından faydalandı. 21. yüzyılın başlarında, elektrik alanının "incisi" olarak nitelendirilen Ultra Yüksek Voltaj (UHV) teknolojisi yabancı ülkelerin tekeli altında bulunuyordu. Ancak Çin, kendi gücüne dayanarak en kısa süre içinde dünyanın ticari amaçlı en büyük UHV ağını kurmayı başardı. Böylece ülke genelinde elektrik kesinti sorunu temel olarak çözüldü. Bunun ardından Çin’de iletim, dağıtım ve tüketim gibi elektrik sektörünün her halkasında kapsamlı ilerlemeler kaydedildi ve elektrik tedariğinde istikrar sağlandı.
Çin elektrik endüstrisi, "enerji adaleti"ne de bağlı kaldı. "Her ailenin elektriğe erişmesi" hedefi doğrultusunda, elektrik ağı yaylalara, ücra adalara ve vadilere ulaştı. 2015 yılında Qinghai eyaletinde elektrikten mahrum 39 bin 800 vatandaşa elektrik sağlanmasıyla birlikte 12. Beş Yıllık Plan döneminin sonunda elektrikten mahrum tüm nüfusün elektriğe erişmesi hedefine ulaşıldı.
Çin, elektrik kullanım özgürlüğüne kavuşurken, temiz ve yeşil elektriği de kullanmaya öncelik vermeye başladı. Çin Devlet Enerji İdaresi tarafından açıklanan bilgilere göre, bu yılın Mayıs sonu itibariyle Çin’de yenilenebilir enerjiyle elektrik üretim kapasitesi 2 milyar 100 milyon kilovata çıktı. Bu, ülkenin toplam elektrik üretim kapasitesinin yüzde 58’ini oluşturdu. Çin, nitelikli gelişmeye enerji desteğini yoğunlaştırmak için enerji sektörlerinde yeşil dönüşümü hızlandırıyor. Çin’de elektrik üretiminde yeşil dönüşüm, ayrıca yabancı ülkelerin gelişmesine de destek sağladı, küresel iklim değişikliğiyle mücadeleye Çin planı sunuldu.
Çin'in elektrik kullanım özgürlüğüne kavuşma yolu, bir ülkenin sanayileşme, elektrikleşme, bilişimleşme ve akıllılaşma sürecinin küçük bir yansıması olurken, Çin milletinin yeniden yükselişe geçmesinin de canlı bir örneğidir. Yapay zekânın temsil ettiği yeni tur teknoloji devriminin elektriğe yönelik ihtiyaçları karşılamak için Çin atılan sağlam adımlarla daha parlak bir geleceği kucaklamaya hazırdır.