+90 312 446 58 15

Çin ekonomisinin istikrarlı gelişmesi dünyaya fırsatlar sağladı



Çin Devlet Konseyi Araştırma Merkezi tarafından kısa süre önce “Çin Gelişme Raporu 2025” başlıklı belge yayımlandı.

 

Çin tarzı modernleşmenin 2024 yılında kaydettiği başarıları özetleyen rapor, diğer ülkelerin Çin’in gelişme yolunu yakından tanımalarına ve ortak gelişme yolu arayışında bulunmalarına yardımcı oluyor.

Son yıllarda karmaşık ve ciddi küresel durumlar altında Çin’in ekonomi işleyişi genel olarak istikrarını korurken yeni nitelikli üretici güçlerin dinamizmi her geçen gün daha da pekiştirildi. Özellikle son aylarda Uluslararası Para Fonu, Morgan Stanley ve Goldman Sachs gibi uluslararası kuruluşlar ve küresel yatırım bankaları, bu yıl Çin’in ekonomik büyümesine yönelik tahminlerini yükseltti. BM resmi sitesinde yer alan haberlere göre, bu tur küresel ekonomik ayarlamada, Çin, ekonomik büyümeye yönelik tahminleri yükseltilen az sayıda ekonomiden biri. Karmaşık bir küresel durumda, Çin ekonomisinin performansı ve stratejisine verilen değer arttı.

Çin ekonomisinin hızla gelişmesinin sırrı, inovasyona değer vermektir. Çin Devlet İstatistik Bürosu’ndan açıklanan en son verilere göre, 2024 yılında Çin’de yeni yükselen endüstriler, yeni iş modelleri ve yeni ticari tarzlar ile yeni gelişme tarzlarından oluşan ekonominin ülkenin gayri safi yurtiçi hasılasındaki payı, yüzde 18.01’e ulaştı. Bu sayı, 2023 yılına göre yüzde 0.43 oranında artış gösterdi. Çin, dünyanın en büyük Ar-ge personel nüfusuna sahip ülkesi. Çin’de faaliyet gösteren ileri teknoloji şirket sayısı 460 bini aştı. Dışa açık yapay zekâ modelleri ve yeni geliştirilen ilaçlar yoğunlukla kullanıcılarla buluştu. 2025 yılının ilk yarısında, Çin’deki yeni ve ileri teknoloji şirketlerinin gerçekleştirdikleri katma değer yüzde 9.5 oranında arttı. E-ticarete dayalı hizmet sektörleri, biyo-kimya ilaç imalatı, havacılık ve uzaycılık ekipman imalatı gibi sektörlerde fiilen değerlendirilen yabancı yatırımda büyük artış görüldü.

Çin’in hızla gelişmesi, dünyaya dev fırsatlar sağladı. Dış yatırımı teşvik etmeyi öngören 24 tedbirden negatif liste ve sıfır gümrük vergisi uygulamasına kadar, Çin sürekli olarak piyasalaşmaya, uluslararasılaşmaya ve hukukun üstünlüğüne dayalı elverişli ticari ortam oluşturmak için yoğun çaba harcadı. Telekomünikasyon, sağlık ve eğitim alanlarında dışa açılmayla ilgili pilot uygulamaları genişletti ve ilaç alanında dışa açılmayı düzenli olarak artırdı. Çin ayrıca, Çin Uluslararası İthalat Fuarı, Çin Kanton Fuarı (Çin İthal İhraç Malları Fuarı) ve Çin Uluslararası Hizmet Ticareti Fuarı gibi dışa açılma platformlarını etkin şekilde inşa etti. Çin’in vize muafiyeti politikası uygulamasıyla birlikte, Çin ile yabancı ülkeler arasındaki personel değişimi daha da kolaylaştı. Son aylarda Çin’i ziyaret eden ABD’li şirketlerin üst düzey yöneticileri, Çin’in üst düzeyli dışa açılmasının Amerikan şirketleri de dahil Çin’de faaliyet gösteren tüm yabancı şirketlerin ticareti için hayati önem taşıdığını savundu.

Bunda daha da önemli olan, Çin’in dünyanın istikrarını koruyan önemli güçlerden biri olması ve küresel gelişme açığının kapatılmasına istikrar katmasıdır. Korumacılığın baş gösterdiği, yoksulluk-zenginlik uçurumunun genişlediği, küresel ekonomik canlanmanın zayıf olduğu bir dönemde, Çin dışa açıklık, kapsayıcılık ve kazan-kazan politikalarını izledi, ekonomik istikrarı korudu ve Çin’in küresel ekonomik büyümeye sağladığı katkı oranı, geride kalan on yıldan fazla dönemde hep yüzde 30’u aştı. Çin’in ortaya koyduğu Küresel Kalkınma İnisiyatifinin gerçekleştirdiği 23 milyar ABD Doları tutarındaki sermaye, Küresel Güney ülkelerinin kalkınmasına güç kattı ve bin 800’den fazla işbirliği projesinin gerçekleştirilmesine destek verdi. Çin’in öncülük ettiği “Kuşak ve Yol” ortak inşası sayesinde, ortak inşaya katılan ülkelerde 40 milyon kişi yoksulluktan kurtuldu. Çin attığı somut adımlarla, BM 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi’nin gerçekleştirilmesine dinamizm kattı. Dünya ekonomisinin birçok meydan okumayla karşı karşıya bulunduğu bir dönemde, Çin’in istikrarlı gelişmesini koruması, küresel ekonomiye istikrar katarken diğer ülkelere de dev fırsatlar sağladı.

Gelişme, insanlığın her zaman ana konularından biri oldu. Küresel gelişme yolunda hiçbir ülkenin geride kalmasına izin verilemez. Nitelikli gelişmeyi gerçekleştiren Çin, dünya ülkelerine daha geniş piyasa, yatırım ve büyüme fırsatları sağlayacak ve ülkelerle ortak gelişmeyi gerçekleştirecektir.